İslam Değerler Sistemi ve Max Weber

“Son yıllarda, küreselleşme ve Avrupa Birliği sürecinden ötürü ekonomi sistemimiz liberalizm çizgisinde ilerlemektedir. Böylece, batı toplumlarına özgü , onların dünya görüşü ve değerler düzeninin oluşturduğu kapitalist sistem, tamamen farklı bir topluma uygulanmak suretiyle yerini almış bulunuyordu.

Gözlendiği üzere, kapitalist sistem, 15. yüzyıldan itibaren batı toplumlarında meydana gelen Rönesans, reform ve aydınlanma çağının birikimleri üzerine kurulmuş bir akımdır. Reformla insanın Tanrı karşısında hiçbir aracıya gereksinim duymadan özgürce yakarışı esastır. Artık, Katolik zihniyetin Allah ile kul arasına giren din adamlarını aracı olarak kullandığı bir inanç sistemi, Protestanlıkla yerini Tanrı karşısında özgür ve bağımsız karar veren insana bırakıyordu. Bireysellik-özgürlük öğreti sistemi, 16. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren Almanya’da Luther, Fransa’da Calvin’le başlayan bir dinsel hareketin sonucu olarak ortay çıkıyordu.”Bu uzun giriş kitabın nelerin üzerine kurulduğuna dair bize ipucunu yeterince veriyor aslında. Ama üst başlık olarak yer alan “İslam Değerler Sistemi”nin bu konuya katkısı ne olnu belirtmek lazım gelir.

Kapitalist sistem her şeyden önce, bireyciliğe dayanan ve serbest piyasa ekonomisine yönelik bir düzeni ortaya koyar. Ve bu düzenin sadece ekonomi ile sınırlı kalacağının düşüncesi bile anlamsızdır. Fert fert tüm topluma yayılan bu bireyselci bakış açısı, genel geçer kurallarını geciktirmeden oluşturmuş, ve şehirli-köylü, okumuş-okumamış gibi ayrımların temel öğesini teşkil etmiştir. Para, her şeyden önce tüm insani ve sosyal özelliklere farklı bir boyut kazandırarak, kişilerin ve toplumun karakter özelliklerini değiştirmiştir. İşte Weberci yaklaşım burada devreye giriyor; bu yaklaşım, kapitalist Protestan ahlakından  beslendiğini, Protestan ahlakının ise ekonomik modelin itici gücü olduğunu açıklıyordu.

Weber tarafından “özel toplum türünün deneyimi değil, doğrudan kapitalistlerin eseri” olarak tanımladığı kapitalizm, Protestan ahlakının ürünüdür. Ve bu ahlak da temelinde “isyan” ve “maddileşme” gibi öğeler barındırdığından, etkilediği toplumlarda ciddi bunalımlara ve geçmişe kapanıp günü kurtarmaya yönelik arayışlara mal olmuştur. Müslüman toplumlar da bu sistemlerden fazlasıyla etkilenmiş ve değerler sistemi ile sorunlar baş göstermiştir.

Müslümanların, yaşadıkları devrin pasif unsuru olmaları dolayısıyla maruz kaldıkları kültürel, sosyal, ekonomik ve daha ötesinde askeri taarruzlar değerler sistemini sorgulamaya kadar varacak buhranların öncüsü olmuştur. Bugün Weber ve onun gibi sosyolog/ideologların ortaya çıkardıklar dünya düzeni temeline “daima kazanma”yı koymuş ve bu sayede de küçük büyük demeden tüm ekonomileri kendine gelir kaynağı edinmiştir.

Giriş ve sonuç hariç on dört bölümden oluşan kitapta, Avrupa Birliği ve Etikal Değerler adlı bölümde Huntington-Weber yaklaşımı ele alınıyor ilkin. Ekonomik zihniyetin ahlak üzerine tesirlerinde, Weber sonrası Protestan etiğine, Türk ekonomi sistemi ve sekülerizmden ulus-devlet ve çok kültürlülüğe kadar pek çok konuyu yer yer bilimsel ama daha ağırlıklı fikrî bir bakış açısı ile buluyoruz.

Ekonomik sistemin dinsel yorumu konusunda ise, din ve ekonomi işleniyor tüm ayrıntıları ile. Bu bölümde, dünya ekonomik sisteminden doğrudan etkilenmesi bakımından ülkemiz için önemli tespitler yer alıyor:

“Ülkemiz, bir yanda “küçük Amerika olma” doğrultusunda hızla ilerlerken, öte yanda Avrupa Birliği sürecinde “vahşi kapitalizmin” kurallarını aynen uygulamaktadır. Ancak, uygulanan bu sistemin manevi yapısı yoktur. Deyim yerinde ise, İslam Tanrı Devleti, Toprak Devletinden uzak kalmış, dışlanmış, hatta, günümüz devlet sorumluları tarafından “kırmızı çizgiler” olarak beyan edilmiştir.

Türkdoğan Hoca, kitapta belirttiğine göre, Türk sosyolojisinde Weber’in görüşlerinin uzantısı olarak Ülgener’i görmektedir. Ülgener, ona göre tarihçi okul yansımalarının bir uzantısıdır.

Tüm bu tahlillerden sonra, tarihsel bir gelişime değinmek gereği vardı ve bu da 19. yüzyıl hakkında bir çalışmayı da kitaba dahil etmiştir. Weber öncesi batı düşünce akımı ve ekonomi ile zihniyetin ilişkilerine dair bir bölüm vardır.

İslam’ın kapitalizm hakkındaki görüşlerinin aktarıldığı bir diğer bölümde ise, ilginç bir tespit karşımıza çıkıyor: “İslamiyet’le kapitalizm arasında temel bir zıtlık olduğu görüşü, iyi niyete de dayansa kötü niyete de dayansa bir efsanedir. Teorik alanda, İslam’ın dinin kapitalist üretim tarzına hiç itirazı olmamıştır.” Böyle bir iddiadan sonra esaslı bir araştırma ile bir İslam toplumunda kapitalist ideoloji konusu ele alınıyor. İlk kurulduğu zamanlardan son dönem Osmanlı ekonomisine kadar İslam tarihinden algılamaları süzen kitabın bu bölümünde bugüne atıflarda bulunuyor. Bölümün sonunda ise, İslam ekonomik sisteminin yeni yorumlar hakkında ayrıntılı bilgilerle karşılaşıyoruz.

Toplumsal yapılaşmada etikal yönelimlerin Weber’in oluşturduğu Protestan İş Ahlakı’nda nasıl bir izlenimde olduğunu ortaya koyduktan sonra din-bilim ilişkileri ele alınıyor bir diğer bölümde. “Yakın tarihimizde, laik Türk aydınları arasında, bırakın din-ilim münasebetini ele almak, tersine, dinin ilmi ilerleme ve gelişmenin engelleyici bir unsuru olduğu iddiası daima bir ön yargı olarak zihinleri işgal etmiştir. Ancak sağ duyu sahibi bazı batılı düşünürlerin tarafsız incelemeleri, bu sübjektif kanaati büyük ölçüde yıkmıştır. Garaudy’nin bir sözü ile: “İslam’ın kilit taşı (tevhid), ilim ile dini birbirinden ayırmayı reddeder. Tabiatta yer alan her şey Allah’ın varlığının bir işaretidir. Tabiatı tanıma, çalışma gibi bir ibadet şeklidir.” Tanrıya yaklaşmanın bir yoludur.”

Kitabın sonunda ise son on beş yıla damgasını vurmuş bir konu yer alıyor: Tarihin sonu mu? İlk olarak batı ve doğu felsefesinde tarihsel bakış açısının ele alındığı bu kısımda, yine bu kültürlerden insanların bu konudaki görüşleri dile getirilerek temel bir yargı ortaya konmaya çalışılıyor. Fukuyama’nın teorisindeki kimi görüşlerin tarafsız değerlendirmeleri ve geçmiş tarihçilerin bu veya benzeri konularda söyledikleri bir araya getirilmiş.”Tarih, Carr için, tarihçilerin yaşantısısıdır.” Aynı bölümde Karl Popper ve tarihselci okulun metaformizminin ele alınmasıyla konu bütünlüğüne varılıyor. Popper’in tarih felsefesine yöneltilen yine batılı eleştiriler şunu göstermiştir ki İbn Haldun’un tarih metodolojisinin güçlülüğü, doğu felsefesinden, kendi inanç ve deperler sisteminden kaynaklanmaktadır. Burada, Kur’an’ın özüne yönelişin, ön planda gelen bir metodoloji hareketliliğini İbn Haldun’a kazandırdığı muhakkaktır. Nitekim, Suriyeli Cevdet Said’e göre, İbn Haldun’un ünlü “şahıslar gibi devletlerin de tabii ömürleri vardır” şeklindeki organizmacı teorisi aslında Kur’an’dan kaynaklanmıştır.

Kitabın değerlendirme bölümünde daha çok bugünün meselelerine vurgu yapılıyor. Türkiye’nin son yıllarda hızlı bir değişme sürecinde olduğu ve bunun beraberinde Batılı normları, standart değer ve tutumları da birlikte getirdiğine vurgu yapılıyor. Bu durumun kendi kültür ve inanç sistemimizle çoğu kez uyum sağlamadığı için toplum katmanlarında “anomi” denilen kural bozukluklarına neden olması anlatılıyor.

Ülkemizin gerçek müreffeh bir düzeni sağlaması için gerekli olan şartların ilki ve en önemlisi bugünü, yaşananı iyi, yerinde ve doğru tespit etmektir. Bu gerçekleşmediği sürece günü birlik politikalardan kaynaklanan krizler daima, ekonomiyi ve beraberinde sosyal ve bireysel hayatları etkileyecektir. İçinde bulunduğumuz kapitalist ekonomik sistemin bizimle, kültür ve değerlerimizle ilişkilerini tekrar gözden geçirmek  gerekmektedir. Bu zorunluluğa binaen hem üslup hem içerik açısından dikkate değer tespitlerin ve önemli bilgilerin yer aldığı kitabın kültür hayatımıza önemli katkısı olması gerekir.

İSLAM DEĞERLER SİSTEMİ VE MAX WEBER

Yazarı: Prof. Dr. Orhan Türkdoğan

IQ Kültür-Sanat Yayınları, İstanbul, 2005

About these ads

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s