Düşünmenin Günahı Büyüktür

JOURNAL OF ISLAMIC RESEARCH: VOL 3-NO 2, ED. GÜRBÜZ DENİZ, ISLAMIC UNIVERSITY OF EUROPE, 2010, 215 SAYFA

Eğer bir yerlerde bir eksiklik göze çarpıyorsa, arkaplandaki boşluğu bulmaya çalışırız. İlla ki bir kusur, bir hata arar gözlerimiz. Hakikati de vardır; insan şaşar, bu yüzden söyledikleri kusurdan hâlî kalmaz. Herkes için böyledir. Bu kusuru en aza indirmek için okumak, yazmak, incelemek, eleştirmek, eleştirilmek, altını çizmek, üstünü karalamak, yanına yorum yazmak, sayfalara not almak gerekir. “Benim üslubum böyle değil” demeyin; çünkü eğer bunları yapmıyorsanız ya siz okumuyorsunuz, ya da okuduğunuz şeyler bunları yapmaya değmiyor.

Size altını çizeceğiniz, üstünü kara­layacağınız bir dergiden bahsetmek için anlatıyorum bunları. Ülke­mizdeki akademik doğurganlığın sağlıklı bebeklerinden biri Journal of Islamic Research. Rotterdam’daki Avrupa İslam Üniversitesi’nin çıkardığı bu akademik dergi, dört dilli kapağıyla (Arapça, İngilizce, Türkçe, Hollandaca) mesajını dün­yaya vermek istediğini baştan söy­lüyor.

Dergi, son sayısını Gazzâlî’ye ayırmış. Hani şu İslam düşüncesini dumura uğratan, filozof, kelamcı, fakih, alim Gazzâlî. Ama bu sayı, delilsiz-beylik sözlerle, hamaset ve kolaycılıkla, tembellikle ve kötü niyetle inşa edilmiş Gazzâlî tasav­vurundan sıyrılmak, gerçek Gazzâlî ile yüzleşmek niyetindeki yazılardan oluşuyor.

Öncelikle Gürbüz Deniz’in “The Method of Understanding Ghazali” (Gazzâlî’yi Anlama Metodu) isimli makalesiyle karşılaşıyoruz. Bir ilim adamını anlamak için, öncelikle onun metodunu ve kavramlarını, sonra düşünce dünyasını kavramak gerekir diyor Deniz. Bu amaçla Gazzâlî’nin kimlere hitaben neyi, hangi amaçla nasıl kitaplar/risaleler yazdığını araştırıyor. Daha çok Mişkât’ul-Envâr, Faysalu’t-Tefrika ve el-Munkız çevresinde ilerleyen yazıdan kısa bir çeviri yapmakta fayda var:

“Gazzâlî, hem avama, hem vasat seviyedeki bilginlere hem de kendisinin özel vurgusuyla rasih ulemaya (yüksek seviyedeki bilginlere) hitap eden eserler vücuda getirmiştir. Bu özelliği ile de Müslüman toplumun hemen her kesiminden okuyucu kitlesi bulmuş ve büyük kabul görmüştür. Bu sebeple İslâm düşüncesi hakkında fikir beyan eden herkes, bir şekilde Gazzâlî ile bağ kurarak kendi fikirlerine makul bir zemin oluşturmaya çalışmıştır/çalışmaktadır.”

İkinci makalede Mehmet Görmez, Gazzâlî’nin sünnet anlayışını masaya yatırıyor. Görmez’in makalesine göre, sünnî İslam’ın belkemiği olarak görülen Gazzâlî, hadisleri narrative/rivayet tarzında ele alıyordu, yani olgusal olarak değil rivayet edildiği şekliyle değerlendiriyordu. Buna rağmen kimi yerlerde, hadisleri olgusal bir temelde incelediği de vakidir. O, hadisleri hem şekil hem içerik olarak birlikte düşünüyor ve anlamı bu şekilde veriyordu. Gazzâlî’nin, “temizlik imanın yarısıdır” hadisini, fiziksel olmaktan çok deruni bir temizlikle açıklıyor oluşu da buna bir örnek olarak verilmiş.

Muhittin Macit, Gazzâlî’nin otobiyografik risalesi Munkız üzerine yazdığı makalesinde, risalede geçen krizin felsefik boyutlarını ele alıyor ve buradaki fikirlerin Filozofların Tutarsızlığı ve Mişkât’tekilerle paralelligini tartışıyor.

Bir diğer makale de Müfit Selim Saruhan’ın kaleme aldığı, Gazzâlî’­nin akılcılığını ahlaki/manevi anlamda konu edinen “On the Ethical Rationalism of al-Ghazali”. Gazzâlî, bilgiyi, ilhami, delili, nazari tanımlarken, kendinden sonrakilerin yolunu kapatan değil onlara yeni kapılar açan bir tarzda yazmıştır. Makalede, Gazzâlî’nin itham edildiği İslam dünyasının ilmi gerilemesini, onun bizzat kendi düşünceleriyle alt etme niyeti göze çarpıyor. Makalenin sonunda bu itham yersiz olduğu kadar, mesnetsiz de kalıyor.

Derginin ilerleyen sayfalarında Hay­rani Altıntaş’ın Munkız ile Descar­tes’in Metod Üzerine Konuşmalar’ı arasında yaptığı benzerlik gözlemini, Orhan Atalay’ın kaleminden İbn Rüşd’ün Eş’ariliğe yönelttiği eleştirileri, Hadi Ensar Ceylan’dan Gazzâ­lî’nin delalet anlayışını, Mesut Okumuş’un Madnûn el-Kebîr kitabının Gazzâlî’ye aidiyetine dair incelemesini, İbrahim Çapak’ın Gazzâlî mantığında bilginin formasyonu ve cedel araştırmasını, Mehmet Vural’ın makalesinden Gazzâlî usulünde klasik mantığın yerini, ve bendenizin makalesinden İbn Rüşd ve Gazzâlî’nin ayetleri farklı yorumlama üslubunu okuyabilirsiniz.

Gazzâlî, çok çalışıp çok düşünmenin günahını, bugünkü tüm eksikliklerimizi yüklenmekle ödüyor. Sanki gerçekten onun kitaplarını çok okuyor ve içine dalıyormuşuz gibi, geri kalmışsak ondan, felsefe bilmiyorsak ondan, bağnazsak ondan, cahilsek ondan biliyoruz.

Bu dergi de diğer bir günah işleyip, Gazzâlî’yi düşünüyor, düşündürtüyor. “Kabuğumda kalırım, dünya benim sanırım” demeyenler için, bu dergi okunacak, yazılacak bir mihrak. Ama bundan daha büyük günah işlemek isteyenler, daha cesur olmalılar; dünyaya seslenmek için, dilin barajını aşıp her anlamda, her alanda bu büyük “günah”a ortak olmalılar.

Mufredat 06′da yayinlanmistir.

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.