sezai-karakoc-resim-siirMedeniyet rüyasının mümkün olduğunu gösterdiğiniz için, umudun her zaman kapı ardında saklı olduğunu ve kapıyı açacak diriliş erlerinin varlığını bize müjdelediğiniz için, sevgisiyle de korkusuyla da, peygamberî öğretinin bu çağda temsilcisi olduğunuz için, bir pınar başında oturup bu pınardan herkesi haberdar ettiğiniz ve karamsarlığa haddini bildirdiğiniz için, tabuların yıkılabileceğini gösterdiğiniz için, hakkınızda söylenen sözlere değil, kendi söylediğiniz söze itibar ettiğiniz için, reklamı sevmediğiniz, bu yüzden fotoğraflarınız bile sınırlı olduğu için, Diriliş Neslinin Amentüsü’nü yazıp nesilleri, insanlığı, İslam’ı ve ruhu yeniden dirilişe çağırdığınız için, aynalar ardındaki sırları ifşa etmede, görülmeyeni görmede gerçekten bir Müslüman olarak uyanık ve ferasetli olduğunuz için, hakkıyla yerine getirilmemiş ödevleri bir bir sıraladığınız ve bu ödeve ilk soyunan yine kendiniz olduğu için, yazıp kenara çekilen, fildişi kulelerden hiç inmeyen, halka küçümser, devlet erkanına ezik bakanlardan olmadığınız için, Cağaloğlu’nda küçük bir dairede hâlâ o mütevazı ve anlamlı bakışlarınızı cömertçe sunduğunuz için, makama, mala itibar etmediğiniz için, kendi olabilmek davasından bizi haberdar ettiğiniz ve derin uykulardan bizi uyandırdığınız için, bitmeyen azminiz için, söylenmeyen sözlerde, susuşlarınızda hikmeti buldurduğunuz için, Allah’a gerektiği gibi kul olma sevdasının ötesinde dava, yol, yoldaşlık ve arkadaşlığın olmayacağını bize anlattığınız için, üstadlar kazandıran bir Üstad olduğunuz ve sizden önceki üstadların mirasını bu üstadlara devrettiğiniz için, dünyanın dönmesine alışıp dönen, sahte sözlerle beynimizi içen bir önder olmadığınız için, sevdiğiniz için, kızdığınız için, öğüt verdiğiniz için, inandığınız için ve inancınızı gururla karıştırmadığınız için, körükörüne sevdalardan bizi koruduğunuz için, ardımızda bırakacağımız bir değer olduğunuz için, kitaplarınızın güzel kokusu için, feda ettiğiniz dakikalar, aylar, yıllar için, kurtarmaktan kurtulup, hep birlikte kurtulmayı aklımıza getirdiğiniz için, umduğunuz için, ümid ettiğiniz için, Batıya hesap vermeyi reddettiğiniz için, zaman ve mekana uzayan evreni bir başka gözle gösterdiğiniz için, Balkon şiiri için, Hızır’ı aramıza tekrar soktuğunuz için, Taha ile bizi tanıştırdığınız için, Yağmur Duası için, “Ay bölün” dediğiniz için, evrime ve devrime bulaştırmadan bengisudan haberler verdiğiniz için, çağın ilhamlarını bize sunduğunuz için, aydınlattığınız tüm meseleler için, susmadığınız için, İslam dünyasına birliği sunduğunuz için, korkmadığınız için, aldanmadığınız için, aşırı olmadığınız için, saygı dolu olduğunuz için, elde kalan son parça yerine tüm topraklarımız yine bizimdir dediğiniz için, Yitik Cennet için, Gündoğmadanın son baskısı güzel olduğu için, bu yazı yazıldığında 74 yaşında olmanız ama hâlâ mücadele ile dolu olduğunuz için, bana ilham verdiğiniz için, bana fikir verdiğiniz için, bana cesaret verdiğiniz için, elimden tuttuğunuz için, adımı sorduğunuz için, gözüme baktığınız için ve büronuzda içtiğim iki bardak çay için teşekkür ederim.