Senelerdir Ramazan ayı yaklaşırken arama motorlarına ‘ramazanda yasin okumak’ diye yazıp bloğuma giren sizleri eli boş göndermek istemediğim için bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Öncelikle Yasin süresini okumanın fazileti çok fazladır, çünkü sonuçta Kur’an’dan bir parçadır. Hatta Kur’an’ın kalbi olarak nitelendirildiği rivayet edilir. Kur’an’da her bir ayetin, müminlerin imanını artırdığını düşünürsek, Yasin suresini okumanın ne kadar faziletli olduğunu anlarız. Yani en az diğer sureler kadar faziletli olmalı. Ha, Ramazan’da okumak ne kadar faziletlidir? Bence Ramazan’da yapılan her ibadet gibi bu da çok faziletlidir. Ramazan haricinde ne kadarsa mesela.

Yasin suresinde ne var? 83 ayet. Bu ayetlerden benim dikkatimi çeken bir kaçından bahsedeyim. Neden faziletli olduğunu bulmanıza yardımcı olur belki. Bunları bir tefsir okur gibi okumayın elbette, okuduğundan anladığını yazmış deseniz yeter.

İlk olarak 10 ve 11. ayetlerinde, ‘inanmayacak olana ayetlerin fayda etmeyeceğini, ama Zikre (muhtemelen Kur’an’a) inanan ve Rahman’dan korkanlara (takva sahibi olanlara) fayda edeceğini’ söyler. Bakara suresinin başında Kur’an için ‘takva sahipleri için hidayettir’ demesini de göz önünde bulundurursak, Kur’an’ın, inanana tesir edeceğini çıkarabiliriz.

İkinci olarak, 15. ayette inanmayanların, gelen elçilere ‘bunlar da bizim gibi insan’ demesinin ne kadar absürd olduğundan bahsedilir. Bu çok önemlidir, çünkü Efendimiz (sas) de defaatle söylemiştir, ben vahiy alan bir insandan başkası değilim. Peygamberlerin insan olması, Kur’an’ın vahiy olmasını engelleyecek bir şey değil yani.

Efendim, üçüncü olarak, 47. ayette sadaka verilmesi emredilirken, bir yanlış anlaşılmanın da düzeltildiğinden bahsedebilirim. Allah bize ‘mallarınızdan verin’ derken, o malların kendine ait olduğunu da hatırlatır ve ‘onları ben besleyemediğim için değil, sizin beslemenizi istediğim için yapacaksınız bunu’ der. Diğer bir değişle, ihtiyaç sahibine ‘Allah versin’ demeyin. Zaten biz verince Allah vermiş oluyor. Bizim aracılığımızla veriyorsa, buna sevinmeyelim de neye sevinelim, değil mi?

Son olarak 54. ayette, hesap günü için ‘artık’ zulmün olmayacağı gün demesi çok manidar. Bu dünyada zulümsüz (kendimize ettiğimiz dahil) gün olmaz demek istiyor olabilir mi? Aradığınız zulümsüz gün, adaletin tecelli edeceği gün orada diyor gibi.

Bunlar dışında, Kur’an’ın her yerinde olduğu gibi bu surede de Kur’an’ın Kur’an’dan çokça bahsettiğini görüyoruz. Sureye girişte bile, hemen iki özelliğinden (hikmetli olması ve güçlü ve merhametli Allah’tan gelmesi) bahseder. Bir diğer dikkatimi çeken de, Allah’ın Rahman isminin surede diğer isimlerinden daha çok yer alması.

Doğrusunu Allah bilir, duamız odur ki bize de yanlışı bildirir, biz de ondan uzak dururuz.

Allah kabul etsin. Hayırlı ramazanlar🙂