Türkiye’nin en büyük sorunu, bütün sorunların Türkiye’ye özgü sanılması (bu dahil). Her sorunun Türkiye’ye özgü yanı var evet, ama bunu ancak, o soruna nasıl farklı çözümler bulunduğunu öğrendikten sonra fark edebiliriz. Ve maalesef sorunları kendimize özgü görmek, kibrimizin bir alameti olarak sorunlara çözüm bulamamamızın önünde en büyük engeli teşkil ediyor.

Bunu söylerken aklımda akademinin açmazları var. Evet, Türkiye modern akademik standartlar konusunda epey s
ıkıntılar yaşıyor. Ve bunların önemli bir kısmı da, sistemin oturmamasından kaynaklanıyor. Ancak bu sistem eksikliği ve şartlara uyum sağlayamama Türkiye’ye has bir şey değil. Tüm ülkeler benzer
dönemlerden geçmiş, geçiyor ve ileride de geçecek. Modern akademinin başat aktörleri olan İngiliz ve Amerikan üniversitel
erindeki değişim ve sistem eleştirilerine söylece bir göz atmak bile söylediklerimi desteklemeye yeter.

Bunun tespiti bize ne sağlar? Genel bir probleme, daha kendimize özel çözümler üretebilmemizi getirebilir. Üniversitelerde sistem değil insan sorunumuzun olduğunu mesela, sistemle uğraşırken insan yetiştirmeyi ihmal ettiğimizi, daha iyi sistemleri geliştirenin yine yetişmiş insan olacağını göz önünde tutmamıza yardımcı olabilir.